top of page

Marka Tescili Neden Önemli? Tescilsiz Büyümenin Hukuki Riskleri

  • 17 Mar
  • 5 dakikada okunur

Bir marka kurmak yıllar alır. Bir isim seçilir, logo tasarlanır, etiketler basılır, koleksiyonlar hazırlanır. Sosyal medya hesapları büyür, müşteri kitlesi oluşur. Sonra bir gün, aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firma benzer bir isimle, benzer bir logoyla ortaya çıkar. Ya da daha kötüsü: o firma, sizden önce davranmış ve markayı Türk Patent ve Marka Kurumu ("Türk Patent") nezdinde tescil ettirmiştir.


Bu senaryo Türkiye'de sıklıkla yaşanmaktadır. Büyüyen markalar çoğunlukla tescil işlemlerini ertelemekte; "önce büyüyelim, sonra hallederiz" mantığıyla hareket etmektedirler. Ancak bu gecikme, telafi edilmesi son derece güç sonuçlar doğurabilmektedir.


Pierre Auguste Renoir (1841 - 1919), "Grand Canal, Venice"
Pierre Auguste Renoir (1841 - 1919), "Grand Canal, Venice"

Tescilsiz Marka: Hukuki Görünmezlik

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ("SMK") m. 7/1 uyarınca marka hakkı, tescille doğar. Tescilsiz kullanım; belirli ve sınırlı koşullarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") m. 54-55 kapsamındaki haksız rekabet hükümleri çerçevesinde kısmi bir koruma sağlayabilir. Ancak bu koruma son derece sınırlıdır: ispat yükü tamamen kullanıcının üzerindedir ve her somut olayda ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.


Tescilsiz bir marka sahibi olarak şunları yapmanız güçleşir veya imkânsız hale gelir:


  • Rakibin benzer markasına Türk Patent nezdinde itiraz etmek

  • Marka tecavüzü gerekçesiyle fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde dava açmak

  • Gümrükte taklit ürünlerin durdurulmasını talep etmek

  • Lisans veya franchise anlaşmalarında markayı hukuki güvenceyle devretmek ya da lisanslamak

  • Yatırımcı veya banka süreçlerinde markayı ticari varlık olarak belgelemek


SMK m. 29 kapsamında marka tecavüzünden söz edebilmek için kural olarak geçerli bir marka tescili şarttır. Tescilsiz kullanım, marka tecavüz davalarında son derece zayıf bir hukuki zemin oluşturmaktadır. TTK kapsamında haksız rekabet yoluyla açılacak davalarda ise hem ispat güçtür hem de sonuç belirsizdir.

 

"Ben Önce Kullandım" Savunması Ne Kadar Güçlü?

Uygulamada sıkça duyulan bu argüman, hukuken oldukça sınırlı bir koruma sağlamakta ve çoğunlukla sanıldığından çok daha az işe yaramaktadır.


SMK m. 6/3 uyarınca, tescil başvurusundan önce markayı Türkiye'de iyi niyetle ve ticaret alanında tescilsiz bir şekilde kullanan kişi, bu kullanımın devamına itiraz hakkına sahip olabilir. Ancak bu hakkın hukuki sonuç doğurması için kullanımın üç temel koşulu birlikte sağlaması gerekir:


  • Kullanım yaygın ve sürekli nitelikte olmalı

  • Kullanım, belgelenebilir ve üçüncü kişilerce doğrulanabilir nitelikte olmalı

  • Kullanımın ticari niteliği fatura, sözleşme, fuar katılım belgesi, basın haberi gibi somut delillerle ispat edilebilmeli


Yani sosyal medyada binlerce takipçiniz olması, magazin haberlerinde yer almanız veya sektörde tanınıyor olmanız tek başına yeterli değildir. Bu veriler, birincil delil olarak kabul edilmeyecek; destekleyici nitelik taşıyacaktır.


Uygulamada mahkemeler ve Türk Patent, önceki kullanım iddialarını titizlikle değerlendirir ve yalnızca somut ticari belgelerle desteklenen iddiaları dikkate almaktadır. Kullanım ispatının marka uyuşmazlıklarındaki rolü hakkında ayrıntılı bilgi için: Marka Kullanım Zorunluluğu: Kullanmama Nedeniyle Marka İptali yazımızı inceleyebilirsiniz.

 

Tescil Sınıfları: Yanlış Sınıfta Tescil, Tescilsizlikle Eşdeğerdir

Marka tescili yaptırdım diyen birçok firma, aslında kritik bir açıkla karşı karşıyadır: yanlış sınıfta ya da eksik sınıfta tescil.


Türk Patent sistemi, Nice Sınıflandırması çerçevesinde 45 mal ve hizmet sınıfından oluşur. Tescil yalnızca başvuruda belirtilen sınıf ve ürünler/hizmetler için koruma sağlar. Örneğin yalnızca 25. sınıf (giyim, ayakkabı, şapka) için tescil ettirilen bir marka; çanta ve aksesuar kapsayan 18. sınıf veya perakende mağazacılığı kapsayan 35. sınıf için doğrudan koruma sağlamayacaktır (benzer mal/hizmetler bakımından dolaylı koruma sağlanabilir).


Örneğin giyim sektöründe faaliyet gösteren bir marka için en sık yapılan hatalar şu şekilde sıralanabilecektir:


  • 25. sınıf tescil edilmiş, ancak marka e-ticaret platformlarında da kullanılıyor. Bu halde doğrudan bir koruma sağlanabilmesi için 35. sınıfta da tescil oldukça önem arz etmektedir. Aksi takdirde yalnızca dolaylı bir korumadan bahsedilebilecektir (emtialar ile bu emtiaların perakendeciliği/satışı hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi olduğu kabul edilmekte, dolayısıyla bu mal/hizmetlerin benzer olduğu sonucuna varılabilmektedir - ancak bu doğrudan 35. sınıfta koruma sağlamamaktadır).

  • Tekstil ürünleri tescillenmiş, ancak mağaza adı veya konsept mağazalar için farklı sınıflar gözden kaçırılmış olabilir.

  • Ana marka korumalı, ancak koleksiyon adları, kullanılan sloganlar veya ürün serileri tescilsiz olabilir. Uygulamada rakipler bu boşluğu tespit ederek alt marka isimlerini tescil ettirebilmekte; ana markayla çakışmayan bu tescil, itiraz aşamasında da hukuki açıdan sorunlu bir durum yaratabilmektedir.


Rakip firmalar bu açıkları hedef alarak ilgili sınıflarda başvuru yapabilir, ana markaya bağlı alt markaların, sloganların, koleksiyon isimlerinin veya ürün serilerinin tescilini kendi üzerlerine alarak, portföyünüzü sulandırabilir ve büyüme girişimlerinizi baltalayabilirler. Bu nedenle kapsamlı bir sınıf analizi, marka başvurusunun ayrılmaz bir parçasıdır.

 

Senaryo: Önce Tescil Eden Kazanır

Varsayımsal ama uygulamayı birebir yansıtan şu senaryoyu ele alalım:


İstanbul merkezli bir giyim markası, 2018 yılından itibaren "RENOIR" adıyla faaliyet göstermektedir. Sosyal medyada 80.000 takipçiye ulaşmış, birden fazla butik mağaza açmıştır. Ancak marka tescili hiçbir zaman yaptırılmamıştır.

 

2022 yılında başka bir firma, "RENOIR" ibaresini 25. sınıfta (giyim) tescil ettirir. Tescil sahibi firma, kısa süre sonra orijinal kullanıcıya ihtarname göndererek markayı kullanmamasını talep eder ve tazminat tehdidinde bulunur.

 

Bu noktada orijinal kullanıcının önünde üç yol vardır: (1) Başvuru daha tescil edilmeden düzenli bülten takibi yapılarak, Türk Patent nezdinde markanın yayımına itiraz edip tescili engellemek*, (2) SMK m.25 kapsamında hükümsüzlük davası açmak** ve önceki kullanımı ispat etmek, (3) tescil sahibiyle uzlaşmaya çalışmak, (4) markasını değiştirmek.


İlk yol hariç olmak üzere, diğer üç yol da hem maliyetli hem uzun solukludur. Oysa zamanında yapılacak bir başvuru bu tablonun tamamını önleyecektir.


Bir diğer senaryo olarak:


2018 yılından itibaren "RENOIR" adıyla 25. (giyim) ve 35. sınıflarda (satış-perakendecilik hizmetleri) tescilli bir şekilde faaliyet gösterilmektedir. Ancak, sosyal medya veya televizyon reklamlarında kullanılan slogan tescili yapılmamış, "AUGUSTE" koleksiyonu veya serisi altında üretilen, pazarlanan ve satışa sunulan pantolonlar için "AUGUSTE" ibaresi tescil edilmemiştir. 2022 yılında başka bir rakip firma tarafından bu slogan ve "AUGUSTE" ibaresi tescil edilmiştir.


Bu halde, "RENOIR" firması, yıllardan beri kullanmakta olduğu "AUGUSTE" koleksiyonunu/serisini, açılacak olan marka hükümsüzlük davası sonuçlanana kadar - ki bu 3-4 yılı bulabilmektedir- kullanamayacaktır. Buna ek olarak "AUGUSTE" ibaresini tescil ettiren rakip firma, "RENOIR" tarafından yıllarca kullanılan ve uzun pazarlama yatırımları sonucu tüketicinin zihninde yer etmiş olan "AUGUSTE" ibaresi üzerinden kolayca kazanç sağlayabilecektir.

*Marka yayıma itiraz, itiraz gerekçeleri, karşı görüş ve süreç hakkında ayrıntılı bilgi için: Marka Başvurusuna İtiraz: Nispi Ret Nedenleri ve Karşı Görüş Rehberi yazımıza bakabilirsiniz.

**Hükümsüzlük davası süreci, şartları ve sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi için: Marka Hükümsüzlük Davası: Şartları, Süreci ve Sonuçları yazımıza bakabilirsiniz.

  

Hem Logo Hem de Kelime Tescil Edilmeli

SMK m. 4 uyarınca markalar; sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, renkler, sesler ve bu unsurların kombinasyonları dahil pek çok işareti kapsayabilir. Kanaatimizce en güçlü koruma, hem kelime (ibare) markasının hem de şekil (logo) markasının ayrı ayrı (veya birlikte) tescil edilmesiyle sağlanmaktadır.


Öyle ki yalnızca logonun tescil edilmesi durumunda şu riskler ortaya çıkacaktır:


  • Aynı ibareyi farklı bir görselle kullanan rakipler, tescil itirazınızı aşabilir

  • İbarenin farklı font veya renk kombinasyonuyla kullanılması tecavüz kapsamına girmeyebilir

  • Dijital ortamda metin tabanlı kullanımlarda (domain, sosyal medya kullanıcı adı) korumanız zayıflar


Tescil Ne Zaman Yapılmalı?

Cevap basittir: mümkün olan en erken aşamada; tercihen ticari faaliyete başlamadan önce.


Marka başvurusu, henüz isim kararlaştırılıp logo tasarlandığı aşamada yapılabilir. Hatta bu aşamada önce kısa bir marka araştırması yapılması (aynı veya benzer markaların daha önce tescil edilip edilmediğinin kontrol edilmesi) hem zaman hem maliyet açısından büyük fayda sağlayacaktır.


Türk Patent'te başvuru tarihi, öncelik hakkını doğurmaktadır. Tescil süreci ortalama 8-12 ay sürebilir; ancak başvuru anından itibaren sağlanan öncelik hakkı, bu süre boyunca korunmaktadır. Yani tescil belgesi elinize geçmeden önce dahi hukuki konumunuz güvence altına alınmış olur. Ayrıca, markanın tescil edilmesi şartıyla, marka koruması başvuru tarihinden itibaren başlamaktadır.


Tüm bunlara ek olarak, yurt dışına açılma planlarınız varsa, Türkiye tescilinin ardından uluslararası başvuru stratejisinin de erken aşamada kurgulanması kritik önem taşımaktadır.

 

Sonuç

Marka tescili, bir formalite değil; markanızın hukuki varlığının temelidir. Büyüdükçe değerini artıran bu varlığı koruma altına almak için büyümeyi beklemenize gerek yoktur. Aksine, büyümeden önce atılan bu adım; ileride karşılaşılabilecek maliyetli hukuki süreçlerin, sektörden çekilme zorunda kalmanın ve yıllarca inşa edilmiş marka değerinin bir gecede sarsılmasının önüne geçer.


Markanızın tescil durumunu değerlendirmek, doğru sınıfları belirlemek, alt markalarınızı güvence altına almak, benzer markaların tespiti ve tescillerinin önlenmesi için bülten takiplerinin gerçekleştirilmesi veya marka araştırması yaptırmak için Göklü Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız.


İlgili Kişi:

Kurucu Ortak | Avukat | Marka & Patent Vekili

 
 
bottom of page